Otel ve Tatil Rehberi

Otel ve Tatil Rehberi

  1. Otel ve Tatil Rehberi
  2. Akdeniz
  3. Antalya
  4. Gazipaşa
  5. Gazipaşa

Gazipaşa

Gazipaşa

 

 

Güney sahillerinin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Alanya’nın doğusundaki Gazipaşa, Akdeniz’in bilindik tatil merkezlerinden hayli farklı bir yer. Kalabalıktan ve gürültüden uzak, yerli halkın ilçeye gelen ziyaretçilere samimi ve sahici bir yakınlık gösterdiği küçük sevimli bir yerleşim. Gazipaşa’nın geniş kumsallarında dilediğinizce güneşlenebilir, antik çağlardan bugüne ulaşan tarihi yerleri gezebilir, birçok turistik yere oranla uygun fiyatlarla taze balık yiyebilirsiniz.

Gazipaşa’da ilk yerleşim, ilçe merkezinin hemen yakınında, bir tepe üzerine inşa edilen kalenin etrafında Stranpolis adı ile gerçekleşmiş. Klikya’nın batı sınırında kurulan ve tarihi, yakın çevresindeki en önemli yerleşim olan Alanya’nın kaderine bağlı olarak gelişen Gazipaşa, ilkçağda bölgenin korsan limanlarından biriymiş ve Selinus adıyla tanınırmış. M.Ö. 65 yılında, Romalı komutan Pompeius tarafından bölgenin korsanlarından temizlenmesiyle küçük bir Roma yerleşimi olmuş. Roma imparatoru Traianus’un 117 yılında burada ölmesinin ardından, Traianopolis adıyla anılmış. 13. yüzyılda önce Selçukluların, ardından Karamanoğullarının egemenliğine giren bölge, 15. yüzyılda Osmanlı topraklarına katılmış ve o dönemde Selinti adını almış. Kurtuluş Savaşı yıllarında işgalcilere ve işbirlikçilere karşı gösterdiği başarı nedeniyle kente Gazipaşa adı verilmiş.

Gazipaşa ilçe merkezi, denizden 3 km. içeride. Sahile inen yol takip edildiği zaman, Hacı Musa çayının denize karıştığı yerde başlayan tarihi kalıntılar, ilk yerleşim merkezi olan tepedeki Selinus Kalesi’ne kadar uzanıyor. Buraya tırmandığınızda, sahilden başlayıp Batı Toroslar’ın uzantılarına kadar, ilçe merkezinin de kurulu olduğu tüm  ovayı görebilirsiniz. Tepenin çevresinde, ağaçlar arasında, ummadığınız bir anda karşınıza çıkan su kemerleriyle lahitler de bölge tarihinin küçük sürprizleri gibi.

Bir başka ilginç tarihi yerleşim ise Antiochia Adgragum. Denizden birkaç kilometre içerdeki karayolundan doğuya Anamur’a doğru giderken sağda, çam ağaçları arasındaki küçük bir yol sizi Güney köyüne götürecek. İlk tepeyi aştığınızda, Güney köyünün sahile inen dik yamaçları üzerinde denize hakim bir noktada kurulan ve halk arasında Güney Kalesi olarak bilinen Antiochia Adgragum, kale surları, sarnıcı, hemen yanıbaşındaki tepenin üzerine inşa edilmiş anıt mezarlarıyla görülmesi gereken yerlerin başında geliyor.

Gezinizi, biraz yorulmayı göze alarak, kuzeye, Toroslar’ın ovayı çevreleyen uzantılarına doğru sürdürürseniz, önce Lemos, ardından da Doğanca antik kentlerini görebilirsiniz. Özellikle, bölge halkının Adanda Kalesi dediği Lemos antik yerleşimi, çevredeki en dik ve görkemli tepenin doruğuna kurulmuş. Lemos’a gitmek istediğinizde, araçla çıkılamayan bir kilometrelik mesafeyi tırmanmak zorundasınız. Ama, zirveye ulaştığınızda, yorgunluğunuzun mükafatını alıyorsunuz. Lemos’un özellikle yüksek kale surları hala dimdik ayakta.

Gazipaşa’ya doğa da tarih kadar cömert davranmış. Deniz ve güneşten yararlanmak isteyenler için, kilometrelerce uzayan kumsalı ve tertemiz denizi ilçenin en cazip özelliği. Kızıl İn denilen 150 metre yükseklikteki kaya blokunun batı yönünde, sadece denizden ulaşılabilen, halkın “Korsanların Aşk Mağarası” diye isimlendirdiği mağara, ilçenin doğusundaki Koru plajında denizin kayalar içine oyduğu doğal havuzlar Gazipaşa’nın görülmesi gereken yerleri. Gazipaşa’daki ilginç doğal oluşumlardan biri de “Yalan Dünya Mağarası”. Anamur yolu üzerinde, kuzeyde yer alan Yalan Dünya Mağarası, 1.5 kilometreyi bulan bir derinliğe sahip. Mağaranın 400 metresi aydınlatılmış. Galerileri birleştiren yüksek tünellerin girişlerine merdivenler yapılmış. Mağaranın derinliklerine doğru ilerlerken, duvarlardan sızan suların yüzyıllar boyunca işlediği tuhaf şekiller ve çevrede uçuşan yarasaların mağaraya gizemli bir hava katıyor.

 

Selinus

Selinus antik kenti, Alanya’nın 45 kilometre doğusunda küçük bir yarımadanın yamacında kurulu. Girişin ücretsiz olduğu tepeye yaklaşık yarım saatlik bir yürüyüşle çıkılıyor. Kentin tarihi M.Ö 6. yüzyıla kadar uzanıyor. Roma İmparatoru Trajanus, 117 yılında bu kentte ölmüş. Bir dönem Trajanapolis adını alan kentin surlarla çevrili bölümünde akropol bulunuyor. Sarnıcın bulunduğu zirve Akdeniz’e egemen bir manzarasıyla dikkat çekerken kentin agorası deniz kenarında yer alıyor. Yıkılan agoranın ayakta kalmayı başarabilmiş granit sütunları görülebilir. Yamaçtaki surların içinde Aziz Theklaya adanan apsisli bir kilise kalıntısı bulunuyor. Kentteki bir diğer önemli yapı da 13. yüzyıl Selçuklu döneminde kırmızı zikzak motiflerle süslenmiş olan av köşkü. Bu yapının da antik çağdan kaldığı ve İmparator Trajanus’un anısına yapılmış bir mezar olduğu sanılıyor. Selinus çayı çevresinde su kemeri kalıntıları bulunuyor. Kentin iki hamamından biri kayalık yamacın denize indiği kesimde tiyatro ise ne yazık ki yıkılmış. Nekropoldeki mezarlar görülmeye değer anıtsal yapılar.

 

Adanda Lamus

Alanya’nın 55 kilometre doğusunda Adanda köyünün 2 kilometre kuzeyinde yer alan kent, yüksek ve sarp bir dağın zirvesini oluşturan iki tepenin üzerine kurulu. Kentin giriş kapısındaki yazıttan batıdaki tepenin III. yüzyıl ortalarında Gallienus döneminde surlarla çevrildiği anlaşılıyor. Surun iç kısmında yer alan ikinci bir sur kalıntısı kentte iç kalenin varlığını kanıtlıyor. İki tepe arasındaki alanda agora, çeşme, tapınak kalıntılarına rastlanıyor. Kentteki tapınaklar Roma imparatorlarından Vespasianus ve Titus adına yapılmış. Kayaya oyulmuş odalar ve büyük tip lahitlerden oluşan mezar yapıları ile nekropol alanı doğudaki tepede yer alıyor. Adanda Lamus ören yerine giriş ücretsiz.

 

Antiocheia Ad Cragum

Antiocheia Ad Cragum, Alanya’nın 60 kilometre doğusunda, Antik çağda “Dağlık Kilikya” olarak bilinen bölgede yer alıyor. Kent adını, I. yüzyılda yaşamış Kommagene Kralı IV. Antiochus’dan alıyor. Kentin kalıntıları üç ayrı bölümde bulunuyor. Birinci bölümde; sütunlu cadde, agora, hamam, zafer takı ve kilise kalıntıları, ikinci bölümde; Kilikya bölgesine özgü mezar yapılarının bulunduğu nekropol alanı yer alıyor. Üçüncü bölümde ise denize uzanan sarp kayalar üzerindeki Orta Çağ kale kalıntıları bulunuyor. Antik kente giriş ücretsiz.

 

Nephelis

Nephelis, Alanya’nın 55 kilometre doğusunda, Muz Köyü sınırları içinde yüksek bir tepenin üzerinde kurulmuş.Tepenin en yüksek noktasında antik kentin akropolü ve Orta Çağ’dan kalma kale surları var. Roma döneminden kalma tapınak nispeten iyi korunarak günümüze gelebilmiş. Odeonu, su sistemi, kireçtaşı ocağı ve nekropol alanı ile tipik bir Dağlık Kilikya kenti olan Nephelis’e giriş ücretsiz.