Otel ve Tatil Rehberi

Otel ve Tatil Rehberi

  1. Otel ve Tatil Rehberi
  2. Ege
  3. Muğla
  4. Datça

DATÇA, TARİH VE KÜLTÜR

DATÇA, TARİH VE KÜLTÜR

KNIDOS

Knidos, Datça yarımadasının en batı ucundaki Reşadiye Burnu üzerinde bulunuyor. Karayolu ile Datça'ya 35 kilometre mesafede. Denizyoluyla ulaşım turizm sezonu boyunca gezi tekneleri ve yatlarla yapılıyor.

Halikarnassos’un Dor Hexapolis’den (Altı kent) çıkarılışından sonra karada kalan tek kent. Dor Hexapolis’in en kutsal yeri, Apollon tapınağı buradadır. Heredotos’a göre Knidos Sparta’dan gelen kolonistler tarafından kurulmuş. Ünlü coğrafya bilgini Strabon, Knidos kentinin teraslar üzerine kurulduğunu ve bir antik tiyatro gibi denizden Akropolis’e doğru yükseldiğini belirtir. Kazılarda açığa çıkarılan buluntularla yerleşimin MÖ 14. ve 13. yüzyıla kadar uzandığı sanılıyor. Kentin MÖ 7., 6. ve 5. yüzyıllardaki durumu oldukça parlakmış. MÖ 4. yüzyılda ekonomik, kültürel ve sanatsal alanlarda gelişme gösteren kente, bir de tıp okulu açılmış ve bilim alanında da kendini göstermiş. Diğer Anadolu kıyı kentleri gibi, Knidos da MS 7. yüzyılda Arapların istilasına uğramış ve daha sonra meydana gelen büyük depremler nedeniyle tümden yok olmuş. Eski Knidos kenti, Datça iskelesinin hemen yanında kuruluydu. Bölgenin Pers hakimiyetinde olduğu sıralarda Knidoslular Datça ilçesi yakınındaki kentlerinden ayrılarak, yarımadanın en uç noktasında yeni bir Knidos kenti kurmuşlar. Yeni Knidos’un kent planı hipodomik plan özellikleri taşıyor. Üç kapıya sahip olan kent surları iyi korunmuş. Ancak kentin kuzeyindeki antik tiyatronun doğu kesimi tamamen yıkılmış. Antik tiyatro, 35 sıralı ve 2 diozomadan (Diazoma: Antik Tiyatrolarda oturma sıralarını ayıran gezinti ve geçiş yerleri) oluşuyor. Burada bulunan dikdörtgen biçimindeki tapınağın hangi döneme ait olduğu bilinmiyor. Tapınağın batısında ikinci bir odeon, güneyinde dorik bir stoa, yapıların biraz aşağısında Dionizinos tapınağı üzerinde kurulan kilise bulunuyor. Tarihin en önemli astronom ve matematikçilerinden Eudoksos (MÖ 4000) ve ünlü mimar Sostrato Knidosludur. Knidos kenti ünlü heykeltraş Praxitales’e ait Afrodit heykeli ile de ünlü. Rodos devletinin kutsal yeri olan Apollon Tapınağı burada bulunuyordu. Rodos Birliği'nin önemli kentlerinden birisi olan ve gelişmiş ticareti ile şarap ihraç eden Knidos kenti, yuvarlak ve köşeli kulelerle kuvvetlendirilmiş bir surla çevrelenmiş.

 

B Kilisesi

Dorik Stoa'nın hemen güneyinde yer alıyor. Üç apsis ve bir synthronosa sahip olan kilisenin tabanı figürlü mozaikle süslenmiş. 

Mermer plakalardaki graffito Arapça yazıtlar, Arap istilasının izlerini gösteriyor. "Yazid" ismi geçtiği için (Halifenin yeğeni) MÖ 674-677 yılları arasına tarihlenmekte.

 

D Kilisesi

Büyük Liman'ın kuzeybatısında yer alan diğer kilise üç apsis ve synthronoslu (rahiplerin oturma yerleri), ortadaki büyük apsisin tabanında opus-sectile döşeme bulunuyor. Çok sayıda antik mimari eleman ve yazıtlı bloklar devşirme olarak kullanılmış.

 

E Kilisesi

Kilise ve narteksin tabanı mozaiklerle kaplı.

Küçük Liman'ın hemen kuzeybatısında yer alan üç bölümlü Büyük Kilise'nin bölümleri sütunlarla oluşturulmuş. Kilise ve narteksin tabanı mozaiklerle süslenmiş. Yazıtında kilisenin Kleopatra  tarafından adandığı kayıtlı.

 

 

BURGAZ

Burgaz örenyerinin, "Eski Knidos kenti" olduğu düşünülüyor.

Burgaz örenyeri Datça ilçe merkezinin 2 km. kuzeydoğusunda yer alıyor.  Yaklaşık 1400 x 400 m. lik bir alanı kapsayan örenyeri, deniz kıyısı boyunca uzanmakta. Burgaz  Hellenistik Çağ öncesi buluntu veren en önemli merkezlerden. Kent sur duvarı ile çevrelenmiş. Bu alanın güney batısında sığ sularda kule ve deniz surları kalıntıları görülebilir. M.Ö IV. yüzyıla tarihlenen iki limanın kalıntıları deniz kenarından izlenebiliyor.

 

ÇIPLAK APHRODITE HEYKELİ

Dorlar, Ege Adalarına ve Anadolu'ya geçtikten sonra, büyük kentler kurmuşlardı. Her kent kendi yapılarını, tapınaklarını diğerlerininkilerden daha görkemli yaptırmak için bir yarış içindeydi. Devrin büyük ustalarına başvuruyorlardı. Kos kenti Praxiteles'den Afrodit Tapınağı'na konmak üzere bir heykel talep etti. Praxiteles, Afrodit'in iki ayrı heykelini hazırladı (MÖ 350). Bunlardan biri giyinik, diğeri çıplaktı. İki heykeli de Kos'lulara sundu. Kos'lular giyinik olanı seçince, çıplak olanı Knidos'lulara kaldı.

Knidos antik çağda en çok Çıplak Aphrodite heykeli ile ünlendi. Praxiteles’in yaptığı heykel o kadar güzeldi ki; heykeli görmeye başka kentlerden insanlar geliyordu.

O zamana kadar tanrı heykelleri çıplak yapılır, tanrıça heykellerinin sadece gerdan ve bir göğsü açık olurdu. Praxiteles’in heykeli  dünyadaki ilk çıplak tanrıça heykeliydi. Knidoslular parlak dönemleri geride kalıp yoksullaştıklarında bile Bithynia kralının büyük para önerisini geri çevirip, heykelleriyle birlikte sıkıntıya katlanmayı seçtiler. 


Popüler Yerler