Otel ve Tatil Rehberi

Otel ve Tatil Rehberi

  1. Otel ve Tatil Rehberi
  2. Akdeniz
  3. Mersin
  4. Gülnar

Gülnar Tarihçesi

Gülnar, Göksu Irmağı Havzası ile İç Anadolu’yu Akdeniz’e bağlayan Kervan Yolu(aynı zamanda göç yolu) üzerinde bulunması nedeniyle eskiden beri önemli bir yerleşim yeri olmuştur. Hem güneyden kuzeye doğru(Anamur, Aydıncık, Ovacık taraflarından Mut, Karaman, Konya yönüne, ya da ters yönde), hem de doğudan batıya doğru(Silifke, Ovacık çevrelerinden Anaypazarı, Bardat Pazarı, Ermenek istikametinde ya da tersi yönde) bir hareketin kavşağındadır.

İlçenin yerleşme tarihçesi oldukça eskiye dayanır. Emir Hacı yakinlarinda bulunan Meydancık Kale, ilçe merkezine 10 km. uzaklıktadır. Elde edilen bulgulara göre yörenin en eski yerleşim yerine burada rastlanılır. Akdeniz'e 15 km. uzaklıktaki meydancılık kale antik çağda bir çok medeniyete yerlesim yeri olmustur. M.Ö. G-7 yy.'da Geç Hititlerin sınır garnizonluğu olarak görülmekte ve bu yönüyle Boğazköy'e benzemektedir. MÖ. 6 yy.'da Luviler döneminde yöresel bir kent, M.Ö. 5-4 yy.'da persler zamanında askeri ve idari bir yerleşim yeri durumundadır. M.Ö. 3-2 yy. Helenistik dönemde ise mısırdaki ptelamusların askeri garnizonudur. Bu dönemden sonra terk edilen kale kent genç Roma ve Bizans dönemine ait yerleşim izlerini taşır. Gülnar’ın bulunduğu saha tarihte Taşlık Kilikya (Cilicia Trakheia) olarak bilinir. Yörenin tarihi Hititler'e kadar dayanır. M.Ö. 11 yy.'a kadar iner. Daha sonra Fenikelilerin eline geçmiş ve Fenikeliler yöreye Dağlık Kilikya adını vermişlerdir. Sırasıyla Luviler, Asurları daha sonrada Kilikya krallığı, M.Ö. 612 tarihinden sonra Perslerin ve onun kolu olan Selefkosların egemenliğine girmiştir. M.Ö. 280'den sonra Helenistik dönemde Ptelomusların egemenliğine girmiştir. M.Ö. 64'te Romalılar yöreye hakim olmuştur. Romalılar döneminde Galatya valiliğinin egemenliğine girmiştir. Daha sonrada Bizans egemenliğinde kalmıştır. Bu döneme ait küçük çapta bir çok kilise yıkıntısı mevcuttur. M.S. VII. yy. ortalarında Muaviye döneminden itibaren İslam ordularının egemenliğine girmiştir. Yüzyılın sonlarına doğru yeniden Bizans egemenliğine girmiştir. Yöre bu dönemden sonra Bizanslarla, Araplar arasında sık sık el değiştirmiştir. 10-12 yy. arasında yörede Ermeni Krallığının egemen olduğu görülmektedir. 1067 de Büyük Selçuklu akıncı beylerinden Afsin bey Anadolu'ya akınlar yapmaya baslamıştır. 1071 Malazgirt Zaferiyle doğudaki Ermeniler güvenli yurt olarak toroslara yerleşmişlerdir. Bu dönemde kalma şarap ve zeytin yağı imal edilen ilkel imalat ocakları bulunmaktadır. Tarihi adı (Calykadnos) olan Göksu nehrinin batı toprakları 1071 Sultan Alpaslan’ın Malazgirt zaferiyle Anadolu’nun diğer yöreleri gibi Türkmenlere yurt olmaya baslamıştır. Yöre 12 yy. sonu ve 13 yy. başlarından itibaren Selçuklu sultanlarından Bedrettin Mahmut tarafından Ermenilerden alınarak orta Asya'da Balkas gölü kıyısında Gülnar kentinden gelen Gülnarlılar yerleştirilmiştir. Horasanlı Ebu müslüm'ün isteği üzerine Gülnar halkının bir kısmı Yahşi Beyin Komutasında Horasan'ın Merukenti, dört yol kuyu mevkiine gelirler. Ebu Müslim ABBASI halifesi tarafından öldürülünce Gülnarlılar 12 yy. başlarında Anadolu'ya göç etmeye başlarlar. Yahsi beyin ölümü üzerine kızı Gülnar hatun öncülük yaparak torosları astıktan sonra Göksu ırmağının batı kıyılarına dağılmışlardır. 1235 yılında Zeyne kasabası merkez olmak üzere Gülnar hatunun ana sülalesi ovacık (Büyükeceli) yöresine, baba tarafı Isaklar tarafına yerlesmişlerdir. Anadolu Selçukların yıkılışından sonra yöreye Karamanoğulları hakim olmuştur. Bu dönemde Ermeniler yöreden tamamen temizlenmiştir. 1461 yılında yöre Fatih Sultan Mehmet'in komutanlarından Gedik Ahmet Paşa tarafından Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına katılmıştır. Sultan II. Beyazıt yöreye birçok konar- göçer aşiret yerleştirmiştir. Bunlardan bazıları, Beydili, yuvalı, Hocayunuslar gibi göçmen aşiretleridir. Bu aşiretler yerleşik hayata geçmişlerdir. Bunlardan başka Sarıkeçiler, Bahsisler, karakeçili gibi aşiretlerde kislak olarak Aydıncık (Kelendiris), yaylak olarak Gülnar çevresi kullanılmaktadır. Osmanlı Devleti zamanında Evliya Çelebinin seyahatnamelerinde anlaşılacağı üzere Gülnar ve Zeyne kaza merkezi olarak Silifke sancağına bağlı durumdadır. 1502'den itibaren Silifke sancağı Karaman eyaletine bağlıdır. İnebahtı yenilgisinden sonra bir ara Silifke sancağı Kıbrıs eyaletine baglanmıştır. 1711'de III. Ahmet tarafindan Türkiye’deki diğer konar göçer aşiretler Silifke sancagina ve Kibris eyaletinde bazi yerlere yerlestirmeye tabi tutulmustur. Evliya Çelebinin 17 yy seyahat namesinde yer alan kirsal yerlesmeler arasinda bulunan Zeyne kasabasi o dönemde Zeyne-i Serif olarak Silifke (Içel) sancagina bagli kaza merkezidir. 38 köy buraya baglidir. Kadisinin yillik geliri 500 altindir. 200 kusur basit evden ibaret kasabacik ve Zeyne-i Serif dergahi mevcuttur. Silifke (Içel) sancagi bazen Karaman eyaletine bazen de Kibris eyaletine son olarak ta 1870 vilayet nizamnamesine göre Adana eyaletine baglanmistir. 1924'te sancak örgütü kaldirilinca ilçe Silifke (Içel) vilayetine bagli ilçe konumuna gelmistir. 1933'te il merkezinin Mersin'e tasinmasiyla ilçe günümüzdeki idari statüsüne kavusmustur. Sonuç olarak Gülnar ve çevresinin tarihi çok eskiye dayanmaktadir. Hititlerden, Fenikelilere ve onlardan da Romalilara kadar uzanan bir tarihi süreci geçirmistir. 1071 Malazgirt Zaferiyle birlikte tüm Anadolu’da oldugu gibi Türkmenlerin yurt edindigi bir yöre olmustur. Bunlarin basinda Karamanogullari ve Osmanlilar gelmektedir. Gülnar’da yerlesme tarihi Meydancik kale (Kirshu) çevresinde aldigimiz bilgilere göre Hititlere kadar inmektedir. Bunu Fenikeliler, Persler, Selefkoslar, Romanlilar, Selçuklular, Karaman ogullari ve Osmanli Devleti takip etmistir. O dönemlerde iç kisimlar ile kiyi arasinda bir baglanti noktasi olmustur. Yöre antik çagdan beri taslik Kilikya olarak bilinir. 1071 Malazgirt Zaferi ile Anadolu’nun kapilari Türklere açilarak Orta Asya’daki bir çok Türk boyunda oldugu gibi Gülnar halki da, Gülnar hatunun öncülügünde Selçuklu komutanlarindan Bedrettin Mahmut Bey tarafindan Gülnar ve çevresine yerlestirilmislerdir. 1461 de Karaman Ogullarinin elinden Fatih Sultan Mehmet’in komutanlarindan Gedik Ahmet Pasa tarafindan Osmanli Devleti sinirlari içine alinmistir. O dönemlerde kaza merkezi olarak Gilindire (Aydincik) idi. Gülnar ise yazin gelinen bir yayla konumundadir. 1502 –1846 arasi Devlet Salnamelerinde Karaman Eyaletinin, Içel (Silifke) sancağına bagli bir kaza merkezidir. 17 yy da Evliya Çelebi Seyahatnamesinin de ilçeyi su sekilde ele alir. Silifke (Içel) sancağına bagli 150 akça kaza ve voyvodalik merkezidir. Sancak beyi hassi 200 Türk evli kasabaciktir. Taseli yaylasinin etegindedir. 37 köy bu kazaya baglidir. 1867 Vilayet Nizamnamesinin getirdigi yeni yönetim bölünmesine göre Karaman (Konya) Vilayetine bagli Silifke (Içel) sancağına bağlı iken, 1877 yili devlet salnamesinde Adana vilayetine baglanmistir. 1908 de Içel ayri bir vilayet haline getirilmistir. Silifke Vilayet merkezi olmak üzere Gülnar da dahil olmak üzere 5 kaza bu vilayete baglanmistir. 9 Mart 1912 de Ingiliz bayragi çekmis olan Yunan gemisinin Gilindire’yi (Aydincik) topa tutmasi yüzünden yayla olarak kullanilan bu günkü Gülnar’in daha güvenli olabilecegi göz önüne alinarak eski adi hanay pazari olan Gülnar 27 Mayıs 1916 da ilçe merkezi durumuna gelmiştir. 1924 Silifke’ye (İçel) bağlı ilçe merkezi iken, 1933'te ilçe merkezinin Mersin’e alınmasıyla bugünkü son idari statüsüne kavuşmuştur.


Gülnar Tarihçesi Nerede, Harita

Gülnar Tarihçesi nasıl gidilir

Popüler Yerler